Elif Dağdeviren ve Dr. Cem Kınay ile Akıllı Ol. İnsan Ol…

  • Tarih: 13 Nisan 2019 Cumartesi
  • Mekan: Elite World İstanbul Hotel
  • Süre: 14:00 - 17:00
  • Katılım Bedeli: 450 TL

” Hayat Oyununu Onurunuzla Oynayın…

Sizin Özgünlüğünüz Hepimizin Özgünlüğünü Zenginleştirir…

Bu Yüzden Kazanmak İçin Başka Birinin Üstüne Basmanız Gerekmez” diyor Dr. Cem Kınay son kitabı “Akıllı Ol. İnsan Ol” da

Uyum ve eşler arası senkronizasyonu doruklarda yaşayan nadir çiflerden biri olan Elif Dağdeviren, Cem Kınay çifti, birlikte, son derece samimi ve keyifli bir sohbet hazırladılar bizim için…

İlişkiler konuşulacak, Samimiyet Konuşulacak, Uyum Konuşulacak, Krizleri Yönetmek Konuşulacak, İnsan Olmak Konuşulacak, Sabır ve Azim Konuşulacak.

Her şeyden önemlisi “Tecrübe” konuşulacak…

Konuşmacı Biyografisi

Elif Dağdeviren

İlk ve orta öğrenimini TED Ankara Koleji’nde tamamladı. Aynı okulu birincilikler ve ödüllerle bitiren annesinin “Ders çalışacağım diye hayatı kaçırma, ama sınıfta da kalma; yine çok şeyi kaçırırsın” sözünü dinleyerek, ortalama notlarla sene kaybetmeden okudu. Ona deli gibi okumayı aşılayan babası da, hayatın çok boyutlu olduğunu, her yönüyle  tanınması ve yaşanması gerektiğini öğretti. Elif Dağdeviren, her iki dünyayı da yaşayabilen şanslı bir çocuk olarak büyüdü.

Üniversiteye hazırlanırken de, hayattan, dostlardan ve kitaplardan vazgeçmedi. Edebiyat mezunu olmasına rağmen, herkesi şaşırtarak Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazanmayı başardı.

“Her şeye rağmen” başarılı geçen lise hayatının verdiği özgüvenle, biraz da “şımararak” üniversitede bocaladığını itiraf ediyor. Okula kısa aralar verip, Amerika’ya gitti ve çeşitli kurslar aldı. Rutgers University’de katıldığı Amerikan Sosyolojisi ve Sinema kursu sonucunda sinema okumak istediğine karar verdi. Ancak danıştığı Halit Refiğ ve Türker İnanoğlu, önce okulunu bitirmesini ve eğer istiyorsa, alaylı olarak da bu işi yapabileceğini öğütleyince, Ankara’ya dönüp okulunu bitirdi.

Okulun son yıllarında ilk iş tecrübesini yaşadı ve TRT’de çevirmen oldu.

Tekrar İstanbul’a döndüğünde Melih Kibar’la birlikte, o zamanlar yeni kurulmakta olan özel televizyonlara programlar yapmak üzere bir prodüksiyon şirketi kurdu ve ilk girişimci işine adım attı.

O yıl ilk kez tanıştığı ekonomik kriz sonunda, ikinci durak olarak kendini Bir Numara Yayıncılık’ın sahibi Ercan Arıklı’nın karşısında buldu. Onun önerisiyle, yeni kurulmakta olan Satel’e yöneldi ve haberler dışında tüm programları sunmaya başladı. Ama daha deneme yayınları yapılmaktayken, bir Pazar sabahı Ortaköy’de insanlar tarafında tanınmak onu korkuttu ve o korkuyla kendisini Aktüel dergisinde muhabir olarak buldu. Bir tür “sahne korkusu” onu yeni bir alana yönlendirecek ve bu da hayatının ilk dönüm noktasını oluşturacaktı.

Yeni işinde çok çalıştı. “Aslında çalışmıyordum da, çok sevdiğim bir işi yapıyorum diye, bir de bana, üste para veriyorlardı!” Ekibiyle birlikte çılgın ve orijinal işlere imza attı. Altı ay sonra Cosmopolitan dergisinin yazı işleri müdürlüğü teklif edildi. “23 yaşında bir çocuk için çok büyük bir işti. Korktum, ama editörlerimin desteğiyle kabul ettim.” Bir ay sonra da, derginin Genel Yayın Yönetmeni oldu. Dünyanın en genç yayın yönetmeni olarak literatüre geçti. Bir yıl sonra bu özelliğine, “satışları iki misline çıkartan ve reklamları artıran yayın yönetmeni” sıfatı eklendi ve yurtdışında ödül aldı.

25 yaşında hayatında yeni bir dönem açıldı. Artık hayatı işten ibaretti, ama neyse ki, işi onun için hayatın ta kendisiydi. Bir süre sonra bir mola ihtiyacı duydu ve her şeyi bırakarak Amerika’ya döndü. Çalışmaya alışmış biri, boş oturursa yaşlanır. Yine bir kurs buldu: New York Baruch College’da “Business of Music” ve bu konuda çalışmalar yaptı.

“Türkiye benim vatanım ve dünyanın neresinde olursanız olun, eğer ülkeniz birinci ligde değilse, siz de olamazsınız. Ve benim bu ülkeye borcum var.” Bir yıl sonra bu düşüncelerle döndü ve Hürriyet gazetesi Kelebek ekinin yayın yönetmenliğini kabul etti. Üç ay sonra ise, alışık olmadığı bir düzende buldu kendini. Hiçbir zaman koltuk derdi olmamıştı ve yöneticiliği, isteyenlere bırakıp köşe yazmaya, röportaj yapmaya döndü.

Kısa sürede köşelerin de koltuklar kadar kavga konusu olduğunu anladı. “Kavga, hayatta yapmak istediklerimden zaman çalmaktan başka, hiçbir işe yaramaz. Ben yapacak işi olmayıp da kavga edenlerden değilim” deyip ayrıldı. Bir televizyon programı ve başka köşe yazarlıkları bunu izledi.

Derken Amerika’da tanışmış olduğu aşkını, geleceğin uygarlığını, interneti Türkiye’ye getirmenin yollarını aramaya başladı. Yeni bir dönüm noktasının eşiğindeydi. Ortağı Altuğ İnci ile beraber Türkiye’nin ilk internet içerik sağlayıcı şirketini, Netbul.com’u kurdu. Herkes onlara deli gözüyle bakarken azimle, birikimlerini bitirdikten sonra da borçla harçla işi büyüttüler ve birdenbire şirketlerini satmaları için teklif üstüne teklif almaya başladılar. Kısa sürede bir marka haline gelen Netbul’un önce hisselerini ortağından satın aldı, 2001 yılında da sattı. Türkiye’nin ilk satılan “dot.com” şirketi olarak özellikle yurt dışında çok ilgi çekti.

Bir süre Türkiye’de ve yurtdışında internet konusunda konferanslar verdi. Bir zamanlar yaptığı ve yapmaktan en çok zevk aldığı işlerden biri olan üniversitedeki eğitmenlik işine geri döndü. Ama bununla da yetinmedi en büyük hayallerinden biri olan eğitim için Akademi Hayat adlı bir eğitim kuruluşunun ortaklarından biri oldu.

Bu iş birliğinin yanı sıra bir de İstanbul’a ilk taşınma nedeni olan sinema ile ilgili bir adım atıp Türkiye’nin en saygın vakıflarından biri olan TÜRSAK vakfının yönetim kurulu üyesi oldu. Türkiye dışında da sinema ve televizyon ile ilgili bol bol uluslararası kontak kurdu.

Sinema ile ilgili birikimlerini profesyonelleştirmeye karar verdi ve 2005 yılında ortağı Bülent Helvacı ile Hermes Film Prodüksiyon şirketini kurdu. Sırasıyla “Beyza’nın Kadınları” (Yön: Mustafa Altıoklar), “Living and Dying” (Yön: Jon Keeyes), “Dondurmam Gaymak” (Yön: Yüksel Aksu) ve “Cenneti Beklerken” (Yön: Dervis Zaim) adlı filmlerin ortak yapımcılığını gerçekleştirdi. Filmler ulusal ve uluslararası alanlarda birçok ödül aldığı gibi, “Dondurmam Gaymak” filmi 2007 yılında en iyi yabancı film Oscar aday adayı olarak Türkiye’yi temsil etti.

Daha sonra tek başına kurduğu EDGE Yapımcılık ve İletişim Danışmanlığı şirketi ile “Kariyer Edin”, kendi hazırlayıp sunduğu “Sosyal Alem”, Bilgi Üniversitesi’nin bir düşünce kuruluşu olan Yönetim Kurulu Üyesi olduğu Küresel Sorunlar Platformu için hazırladığı “Kelebek Etkisi” ve ulusal bir fenomen haline gelen “Heberler” adlı televizyon programlarının yapımcılıklarını üstlendi. Yine EDGE bünyesinde Türkiye’nin en çok ses getiren filmlerinden “İftarlık Gazoz” filminin NuLook ve Teke Film ile birlikte ortak yapımcılığını gerçekleştirdi.

Türkiye sineması ile ilgili uluslararası farkındalık yaratma adına Türk filmlerini dünyanın önemli festivalleri ve sinema okulları ile buluşturma misyonu ile Cinema of Turkey organizasyonunu kurdu. “Sinema okullarının mezunları ileride kendi ülkelerinde hatta belki de dünyada önemli sinema insanları olacaklar. Öğrenci iken Türk filmleri ile tanışmaları, Türkiye ve Türkiye’nin yaratıcıları ile de tanışmaları anlamına gelecek.” Bu hedefle Madrid Escuela Tai ve Moskova VGİK okulları ile yapılan iş birliklerinde öğrenciler; Türkiye sinemasının önemli filmlerini seyrettiler, yaratıcıları ile buluştular, Türkiye sineması hakkında verilen ödevleri yaptılar ve öğretmenlerinin seçtiği birer öğrenci de Türkiye’de ağırlandı.

yılında Uluslararası Antalya Film Festivali direktörlüğü teklifini de yine Türkiye sinemasının uluslararası gücüne katkıda bulunabilmek hevesi ile kabul etti. Festivale; filmlerin dünya pazarlamasına katkıda bulunma hedefli Film TMR, İçinden Antalya Geçen Filmler Destek Fonu, Rengahenk Türk filmleri seçkisi, Akdeniz ve İstanbul Üniversiteleri iş birlikleri ile öğrencilerle belgesel yapımları, farkındalık korteji gibi sinema temelli sosyal sorumluluk çalışmaları, uluslararası festivallere iş birlikleri gerçekleştirme adımları gibi katkılarda bulunmaya çalıştı.
Bu arada kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştirmeye de devam etti. Antalya halkının farklı insanlarla bir araya gelmelerini sağlamak üzere “Akra Talks” adlı bir sohbetler serisi kurguladı ve 30’dan fazla sohbet gerçekleştirdi. Akademi Beyoğlu’nda “Tecrübe Konuşuyor” sohbetler serisi ile gençlerle farklı mesleklerden ünlü insanları farklı bir konseptte buluşturmaya başladı.

Bu arada jüri üyelikleri yapmaya, konuşmacı olarak hiç durmadan dolaşmaya, gezgin bir yemek sevdalısı olarak Türkiye ve dünyayı keşfetmeye devam ediyor. Kendisini Türkiye’nin uluslararası gönüllü kültür elçisi olarak konumlandırıyor.

Dr. Cem Kınay

Bir çok önemli otel yatırımları ve uluslararası ödülleri ile Dr. Cem Kınay turizm sektörünün dünyaca tanınmış en önemli isimlerindendir.

Dr. Cem Kınay Avusturya, Viyana merkezli Gulet Turistik(1987) ve Magic Life Oteller(1990) zincirinin kurucusu ve CEO’su olarak Avrupalı turistleri Her Şey Dahil deneyimi ile tanıştırdı.

Avusturya, Türkiye, Yunanistan, İspanya, Mısır, Tunus ve Bulgaristan’da toplam 23 Magic Life Otelinde çalışan 8000’den fazla kişiye istihdam sağladı.

Avusturya, Almanya, İsviçre, İngiltere, Rusya, Türkiye ve daha bir çok ülkeden Magic Life Oteller zinciri ile yılda 450,000’den fazla ve Gulet Turistik ile 500,000’den fazla misafir ağırladı.

2004 yılında Magic Life Oteller zincirini TUI gurubuna sattı.

The O Property Collection şirketinin kurucusu ve CEO’su olarak 2005-2009 yılları arasında Turks and Caicos adalarında Mandarin Oriental Dellis Cay Oteli’nin geliştirilmesi ve gerçekleştirilmesi için çalıştı.

2013-2014 yıllarında Türkiye, Kazakistan, Mısır, Dubai, Hırvatistan ve İsviçre’de faaliyet gösteren Rixos Otelleri yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı.

2015-2016 yıllarında Steigenberger İstanbul otelinde İnovasyon Kurulu Başkanı olarak Bleasure Concept’in uygulanması.

2016/2017 Akra Hotels Antalya’da “Urban Social Concept” uygulanması yönetti.

2017 Cem KINAY XPD (Experience Design) Danışmanlık şirketini kurdu, yerli ve yabancı yatırımcılara yatırım ve konsept dizayn danışmanlığı veriyor

1996’da Otel ve Turizm dergisi “Traveller” tarafından “Yılın Turizmcisi”,

1997’de Avusturya’nın önemli ekonomi dergisi “Trend Magazine” tarafından “Yılın Adamı” ve

2006’da Avusturya Cumhurbaşkanı tarafından “Avusturya Devlet Nişanı” gibi birbirinden önemli ve değerli ödüllerle onurlandırıldı. ve

Dr. Cem Kınay’ın yönetimi altında Gulet Turistik ve Magic Life Oteller zinciri önemli kuruluşlardan 50’nin üzerinde değerli ödüller kazandı.

1958 İstanbul doğumlu Dr. Cem KINAY Avusturya Lisesi ve Viyana Tıp Fakültesi mezunudur.

1958-1969 arsında Aşkale/Erzurum, Diyarbakır ve Ağrı’da yaşayan Cem Kınay Ağrı Alpaslan İlkokulu’ndan mezun oldu

1969-1977 Avusturya Lisesinde okudu ve mezun oldu.

1977-2004 Viyana’da Viyana Üniversitesi Tip Fakültesi’nde okudu ve mezun oldu.

  • Etkinliğimiz 14.00 - 17.00 saatleri arasında gerçekleşecek olup kahve molası ve ikramlar dahil katılım kişi bedeli 450 TL’dir.

  • Kayıt için kayıt formu doldurulması ve formda yer alan banka hesap numaralarına ödemenin yapılması gerekmektedir.

  • Kayıtlar form ve ödeme önceliği dikkate alınarak kontenjanlandırılacaktır.